KÖMÜRÜN GERÇEK BEDELİ MUĞLA

Kömürlü termik santraller ile kömür üretim tesislerinin “dışsal maliyetler” olarak çoğu zaman görmezden gelinen gerçek bedelleri, insanların hayatları, sağlıkları, sosyal, ekonomik, kültürel varlıkları, ekosistem tahribatı ve iklim değişikliği ile ödeniyor. Muğla ise ev sahipliği yaptığı kömür üretim tesisleri ve 3 kömürlü termik santral ile kömürün etkilerini, tehditlerini ve alternatiflerini ortaya koyabilmek için bir açık hava laboratuvarı niteliğinde.

Araştırma Hakkında

Muğla’da kömür, üç termik santral ve onlara yakıt sağlayan linyit madenleri ile, son 35 yılda ilin tarihi coğrafyasını şekillendiren en önemli etkenlerden biri haline geldi. İldeki bu coğrafi değişim, ağır ekolojik, toplumsal, ekonomik bedelleri de beraberinde getirdi.

 

Emekliye ayrılma yaşına yaklaşmışken 2014 yılında özelleştirilen Muğla'daki 3 kömürlü termik santralin rehabilitasyona alınması ile kapasitelerinin artırılması planlanıyor. Buna göre çoktan emekli edilmesi gereken santrallerin ömrü 25 yıl daha uzayabilir. Bu da, termik santrallerinin oluşturduğu baskıya ek olarak mevcut kömür madenleri ve kül barajlarının da genişlemesi ile bölgedeki doğanın ve yaşam alanlarının kalıcı tahribatına neden olabilir.

 

Kömürün Gerçek Bedelİ, 2018 yılında başlattığımız kapsamlı araştırma dahilinde kömürlü termik santrallerin doğaya ve topluma ödettiği gerçek bedelleri gösterirken Muğla bölgesini bir vaka olarak ortaya koyuyor. Araştırma, genelde “dışsal maliyet” olarak tanımlanan ve kömür kaynaklı enerji üretimi politikaları, yatırımları çerçevesinde göz ardı edilen edilen, halkın ve doğanın ödediği yaşamsal bedellere bir son verilebileceğine ve alternatiflerin olduğuna işaret ediyor.

Kömürün Bedeli

Kömürün İnsan Sağlığına Bedeli

Santrallerden kaynaklanan hava kirliliği halihazırda yılda 280 erken ölüme yol açıyor;  hastalık ve erken ölümler dolayısıyla yılda toplamda 61 bin işgünü kaybına yol açıyor;

Kömürün İklim

Değişikliğine Etkisi

Kömürün çıkarılması, taşınması ve yakılması aşamalarında ortaya çıkan sera gazlarının yol açtığı iklim değişikliğinin bedellerini küresel olarak üstleniyoruz...

Kömürün
Doğaya Bedeli

Kömürün Muğla’nın doğasına neye mal olduğunu kavrayabilmek için, kömür madenlerinin ve termik santrallerin etkilerine bütüncül olarak bakmak gerekir. Yatağan ve Milas…

Kömürün Toplumsal ve Kültürel Bedeli

Muğla’daki termik santraller ve kömür üretim tesisleri, yörenin sosyo-ekonomik yapısına da kayda değer ölçüde zarar veriyor. Yöre halkı, geleneksel ekonomik üretim ve istihdam…

Kömürün Ülke Ekonomisine Bedeli

Kömürlü termik santrallerin hava, su, toprak kirliliği, maden genişlemeleri ve santrallere ait diğer tesislerin ortaya çıkardığı toplumsal, sosyal ve ekolojik bedellere ek olarak…

Çevre ve Sağlık Hakkı İhlalleri

Muğla, Türkiye’deki ekolojik duyarlılığın ve eylemliliğin geliştiği bir alan olarak tarihsel önem taşır. Yereldeki termik santral karşıtı hareketi hem hukuki yollarla, hem de şiddetsiz...

Ne İstiyoruz?

1

Düşük Karbonlu Geleceğe Adil Geçiş

NASA’nın güncel çalışmaları gösteriyor ki Türkiye’nin Kuzeyinde bile Avrupa’nın önde gelen güneş kaynaklı elektrik üretimi merkezleri İspanya, İtalya, Yunanistan’daki belli yerlerle karşılaştırılabilecek oranda güneş enerjisi potansiyeli mevcut.

2

Bilgiye Erişim ve Şeffaflık

 

Bölgede son 40 yılda biriken kirliliğin, gerçek boyutları bilinmiyor. Kömür madeni ve santral işletmelerinin çevre performans göstergelerinin, sorumlu kamu kurumları tarafından düzenli olarak izleme ve denetime tabii tutulması bu kurumların sorumluluğundadır.

3

Kömürün Yaşam Döngüsü Etkilerinin Tanınması

 

Kömürün çıkartıldığı andan itibaren yakılması ve sonrasında atık çıkarmasına kadar olan yaşam döngüsü içinde etkilerini ölçmek, ödenen gerçek bedellerin ölçeğini daha gerçekçi olarak ortaya koyar. Ancak halihazırda görmezden gelinen bu etkileri ölçebilmek için gerekli veriye ulaşmak mümkün değil.

Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy termik santralleri, 1983-2017 yılları arasında atmosfere 9,5 milyon ton sülfür dioksit, 890 bin ton azot oksit, 65 bin ton toz, 28 bin kilogram cıva saldı;

2018-2043 yılları arasında, her bir santral 50 yaşını dolduruncaya kadar çalışmaya devam ederse; çevre yatırımları mevzuata göre yapılsa bile, santrallerden kaynaklı hava kirliliğinin 5.300 insanın daha erken ölümüne yol açacağı öngörülüyor.

Fotoğraflar - © Servet Dilber

Web Tasarım - Emre Ergül

© 2018 Climate Action Network Europe